Tiyatro Eğitimi

 

Murat ÖZBEK

Eğitim
  • Sakarya Üniversitesi – Makine Mühendisliği -2000
  • KTÜ-Fizik-1993
  • Kartal Lisesi-1989
  • Kartal Belediye Tiyatrosu – Oyunculuk – 2000- 2003
  • Üsküdar Belediye Tiy.- Tiyatro-İletişim-Sinema
  • Enver SEYİDOĞLU (TRT Spikeri- Diksiyon – Hitabet)
  • İ.T.Ü  Su altı Sporları (Dalgıçlık Eğitimi)
  • Futbol – Karate – Yüzme

Devamı....

 

BEDEN DİLİ
DİKSİYON
Ses – Kelime – Söz akımı – Anlatım – Jest – Mimik
OYUNCULUK
Doğaçlama Sahne çalışmaları – Müzik
DRAMA
TİYATRO TARİHİ
TÜRK TİYATROSU
Köy seyirlik – Meddah – Karagöz – Ortaoyunu

 

Amaç:
Kısa sürede kendinin ve çevrenin farkına varmış, tüketen değil ahlaki değerleri çerçevesinde eserler üreten, kendini kaba kuvvetle değil sanat ile ifade eden gençlerin yetişmesini sağlamak.
Bu İlçenin ismini duyurmak, dikkatleri çekmek, kültür sanat merkezi haline getirmek, kültürümüze katkı sağlamak için atılacak önemli bir adımdır.
Tiyatro tüm bilimlerin başladığı soru olan “Ben kimim” sorusuna cevap arayarak. Tüm sanatlara ve bilime ilham olmaktadır. Bireyin duygularını tanımasını, kendini bilmesini, hayatın her alanında kendini iyi ifade eden empati yeteneği gelişmiş, daha uyumlu, sosyal, üretken bir birey olmasına büyük katkı sağlamaktadır.


BEDEN DİLİ

BEDEN HAREKETLERİ

Amaç: İletişimde Bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; ifadenin %65’ ini beden dili oluşturmaktadır. Diğer dağılım %27 Ses tonu %8 ise kullandığımız sözlerdir. Bu derslerle kişi beden dilini doğru kullanmayı ve iletişimde bulunduğu kişilerinde esas düşüncelerini doğru şekilde yorumlayabilecektir.

Eğitimlerin başlangıcında öğrencilerin bedensel hazırlanması

Gerilim – Rahatlama

Nefes alma – Duruş Esneklik Akrobasi ve Artistik Hareketler Bedenin sözle uyumu Pandomim Beden dili ve anlamı

 

 

 

DİKSİYON

Söz söylerken duygu ve düşünceleri doğru, üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin ahengini, söylenişini, jesti, mimiği,alınacak tavırları yerinde ve güzel kullanma sanatıdır.

 

Diksiyon sanatının önemi

        Kimilerine göre diksiyon çalışmaları gereksizdir. Onlara göre en iyi hatipler, politikacılar, öğretmenler ve topluluğa hitap edenlerin çoğu diksiyon bilgisi olmadan da gayet başarılı olmaktadırlar. Bu düşünceye sahip İnsanlar diksiyon bilgisinden yoksun oldukları için yapılan hataları duymamaktalar. Ancak diksiyon dersleri alındıktan sonra bu hataları duyabilirler. Toplum içinde yaşadığımıza göre başkalarına düşüncelerimizi, duyduklarımızı iyi, doğru ve ilgi çekici bir şekilde anlatmak için diksiyon öğrenmemiz gereklidir.
Tiyatro eğitimi ile beraber yürütülen diksiyon eğitimi farkını kısa zaman da ortaya koymaktadır. Bu temel eğitimlerin en büyük faydası ise bedenimizin sesimizin duygularımızın kısaca ifademizin farkına varmamızı sağlaması gelişimin dersler bittiğinde bile devam etmesidir.


 

Öğrencinin bedensel çalışmaları

       Tiyatro veya Diksiyon öğrenciler için spor tıpkı bir sporcuya lazım olduğu kadar gereklidir.  Örn olarak tenis, yüzme, eskrim, kayak sporu gibi. Bu tür sporlar bedenimizi sağlıklı yapacağı gibi, esnek, çevik, dengeli, uyumlu, refleksleri güçlü yapar.
Bedensel çalışma önce bedenini gevşemesiyle başlar.
Yere uzanın ve gözlerinizi kapatın. Vücudunuzu rahat, gevşek, serbest bırakın.

Kasların gevşemesi:  a) Zihninizi tüm düşüncelerden arındırmaya çalışın.
b) Vücudunuzda hiç ağırlık yokmuş gibi, kaslarınızın gevşemiş                   olduğunu düşünün.
c) Kendi kalp atışlarınızı dinlemeye çalışın  
d) Bu durumda iken zihninizi ayrıntılardan bir bütüne doğru toplamaya çalışın. Mesela sevdiğiniz bir çiçeği düşünün. Onun rengini, rüzgarda sallanışını, kokusunu...

Solunumun rahatlaması:  a) Kollarımızı yanlara açarak sıcacık güneşin yüzünüze vurmasını hissedin. Uykudan uyanır gibi esneyin.
b) Diyaframınızın doğru kullanılması ile vücudunuzun enerji ile dolduğunu göreceksiniz.

 

 

 

KONUŞMA EĞİTİMİNİN ÖNEMİ

İnsan kişiliğinin ayırıcı özelliği, kendi varlığının bilincine varması, yani kendi kendisi üzerinde düşünebilme yetisini kazanmasıdır; bu kişilik artık kendi kendisinin hem öznesi, hem de nesnesidir. Çocuk birtakım hareketler yapabilir; davranışını, bu başka birinin imgesel tepkilerine uydurabilir. Bütün bunlar da tümüyle çocuğun kendi zihinsel süreçler sınırı içinde, özellikle de kendi kendine yaptığı konuşma ile gerçekleşir. Bu olgu, çocuğun kendi kişiliğinde, başka  birinin imgesini yaratması sonucu meydana gelir.(...)
Çocuğun ilk öğrendiği şeylerden biri, başkalarının kendisine karşı tutum ve davranışlarını denetim altına almak için, o tutum ve davranışları bir dereceye kadar etkilemeye çalışması gerektiğidir. Tutum ve davranışlar sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel olgulardır, güçleri, içerdikleri anlamlardan gelir. Tutum ve davranışlar genellikle konuşmada anlamını bulur. Bu nedenle, kişiliğimizin boyutunu, yaptığımız konuşma ile başkalarının konuşmasına karşı gösterdiğimiz tepkiler belirler diyebiliriz. Kişiliğin oluşumunda, konuşmanın da dinlemenin de işlevi büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan kişilik, belli bir çevre içinde davranışta bulunan bir organizmaya ilişkin olarak düşünülebilir.
Kişilik deyimini kullandığımızda herhalde bireyin bütün davranışlarının üzerimizde bıraktığı etkiyi düşünmekteyiz. Gerçekte de kişilik, bireyin tepkisel olasılıklarının bütünlüğüdür denebilir. Bireyin kişisel tepkileri -o kişinin kişiliği ise- kendisiyle çevresi arasındaki etki ve tepkilerle belirlenir.
Ruhbilimcilerin bize söylediklerine göre, her birey, kendisine tepkide bulunan insanlar sayısınca kişiliğe sahiptir. Her birimiz, içinde bulunduğumuz değişik koşullara göre, değişik roller üstlenerek değişik kişiliklere bürünürüz. Yaşam dramında her rol sözdür, sözsüz rol yoktur. Bir insan ne kadar iyi konuşursa, herhangi bir durumdaki rolünü de o ölçüde iyi oynar. Konuşma ile kişilik arasındaki bu yakın ilişki dikkate alındığında, konuşma eğitiminin kişiliğe önemli katkılarda bulunacağı sonucuna varılabilir. Yapılan deneysel çalışmalarda da bu görüşü doğrulamıştır; konuşma konusundaki inceleme ve araştırmaların, kişilik üzerinde önemli ölçüde düzeltmeler meydana getirdiği saptanmıştır.


 

OYUNCULUK

Bir öyküyü, sahne olarak ayrılmış bir yerde, oyuncuların söz ve hareketleriyle canlandırma sanatı.
Tiyatro sözcüğü Yunanca'da "seyirlik yeri" anlamına gelen theatron'dan türetilmiş, dilimize İtalyanca'daki teatro sözcüğünden geçmiştir. Günümüzde modern bir tiyatro binası başlıca üç bölümden oluşur.
- İzleyicilerin oturarak oyunu izlediği oditoryum; 
- Oyunun sergilendiği sahne; 
- Sahnenin iki kenarında ve arkasında, çeşitli dekor ve gereçlerin bulunduğu sahne arkası yada kulis.

 

OYUNCULUK SANATI

Temel eğitim

DOĞAÇLAMA

Doğaçlama yapmasını Öğrenmek
Rol Arkadaşıyla yapılan doğaçlamalar
Doğaçlamadan Saptamaya
Mimetik Oyunculuk Zevk Almak
Yazarın metnine giriş

SAHNE ÇALIŞMALARI

 

Yöntemler
Sahne Bilgisi
Sahne Seçimi
Hayatımızdaki Olayların Sanatsal düzenlenmesi
Dekordan Sahneye

 

MÜZİK

 

    Ses Olgusu
Ritm Olgusu
Solo Olgusu
Uyum
-Senkron
-Armoni    

DRAMA ÇALIŞMALARI

 

FARKINDALIK
DUYARLILIK
ÖZGÜVEN
İFADE GÜCÜ GELİŞİMİ
İLETİŞİM YÖNTEMLERİNİ KEŞFETME ve GELİŞTİRME
SORUMLULUK DUYGUSU
YAPTIĞI İŞE ÖZEN GÖSTERME
TAKIM ÇALIŞMASI
EMPATİ YETENEĞİ
DIŞA DÖNÜKLÜK
SANATTA ve HAYATTA BEĞENİ KAVRAMI
Drama , kendine özgü çalışmalarıyla, çocuktaki saklı enerjiyi serbest bırakır ve  kendisini tanımasını, duyularının, duygularının fark etmesini ,canının yandığının , haz duyabildiğini öğrenmesini sağlar. Bu yolla da çocuğun davranışlarını eğitir.

TİYATRO TARİHİ

 

Tiyatronun İlk insanla Başlayışı
Mısır ve Judea
Yunan Tiyatrosu
Roma Tiyatrosu
Ortaçağ Tiyatrosu
İtalya’da Rönesans Tiyatrosu
İtalyan Halk Tiyatrosu
İspanya’nın Altın çağı
Elızabeth Tiyatrosu
İngiltere’de Restoratıon
Fransız Tiyatrosu
1500’den 1800’e Almanya
Doğu Tiyatrosu
19. Yüzyılda Avrupa
Türk Tiyatrosu

 

TÜRK
TİYATROSU

Köy Seyirlik

     Köy eğlencelerinde (düğün, bayram,vs…) halkın hoş zaman geçirme  amaçlı oynadığı oyun türüdür.

Meddah

     Tek Kişilik Taklitli anlatma ve dinletme sanatıdır

Karagöz

     Geleneksel Türk Tiyatrosundaki ortaoyununun atası sayılan ve eski gölge oyunlarından biri kabul edilen sanattır.

Ortaoyunu

     Karagözün perdeden sahneye inmiş haline ortaoyunu denir.Karagözün yerini Kavuklu, Hacivat’ın yerini Pişekar alır.

EĞİTİM...

Öğrencilerden yaklaşık 10 ytl cüzi bir rakam alınacaktır.

Çalışmaların başladığı duyurulacaktır. (Gerçekleştirilen yaz okulu tiyatro dersleri münasebetiyle çevrenin tiyatro eğitimine karşı ilgisi ve talebi vardır.)

Okul dönemi boyunca dersler sürer. (Okul yarıyıl tatilinin bitimiyle çalışmalara başlanabilir.)

Küçük ve yetişkinler olarak iki grup oluşacaktır.

Haftada iki gün ikişer saat olarak toplam dört saat ders süresi vardır. Oyun hazırlıklarında süre artırılabilir.

Hafta içi ve hafta sonu gruplar talep doğrultusunda  oluşturulucak.

Okulların tiyatro kollarına yardımcı olunacak destek verilecektir.

İlçemiz önemli gün ve şahsiyetleri: örneğin Çanakkale destanı, Mevlana, M. Akif ersoy, İbni Sina, Fatih Sultan Mehmet v.b. kendi öğrencilerinin becerisiyle sahneye taşıyacaktır.

Bu dönem kayıtları  ile 30 küçük 30 büyük olmak üzere 60 kişiye ulaşılabilir. Hafta içi ve hafta sonu ayrılırsa bu dört ayrı grup demektir. Grup sayısı yardımcı eğitmenlerle eğitim sahası niteliğince artırılabilir.

Dönem sonu gösterileri: İki ay gibi kısa süre sonunda gruplar ilk oyunlarını sergiler hale gelecektir. Aileleri ve bizler için gurur tablosudur.

 

 

                                                        MURAT    ÖZBEK


 

 



 









Gis sanat kayıtları için çağrı merkezi ile iletişime geçin.

Haftalık Program

Pazartesi
Salı
Çarşamba
Perşembe
Cuma
Cumartesi
Pazar
Özel 1
Özel 2
Özel 3

Branş Bulucu